20091025

4 nokta


Işık var heryerde, balçıkla sıvanmaya çalışan güneş misali.
Dinmiyor, çok parlak.
Öldüresim var ama ölmüyor da.
Yalnızlık var kalabalıkta,
Ya da kalabalık var yalnızlıkta.
Anlamsızlık var heryerde,
Kaçmaya çabaladıkça kovalayan hayaletler gibi.

Sessizik var, dayanılmaz bir suskunluk.
İz bırakan boşluklar var; belki de en acısı bu...
İz bırakan hiçlikler.
Kirletenler var ve de dolayısıyla kirlenenler.
Anlayalar var, anlamayanlar olduğu gibi.
Güçsüzler ve güçlülerin birbirlerine karşı açtığı karmaşık savaşlar var.
Aslında herşey var.
Bu durumda hiçbirşey yok mu?
Ki ben daima hiçliğin yüceliğine inanmıştım.

Hiçbirşey'in arayışında yokolan varlıklar var.
Büyüyemeyen çocuklar var, bu dünyaya gelmemiş olmayı dileyen.
Unutanlar var ve böylece; unutulanlar.
Merak var, meraksızlığın olduğu gibi.
Kat kat giyinmiş çıplak bedenler var.
Çıplak ayaklarıyla ormanda koşup acı çekmeyenler var, yataktan düştüğünün farkına varmayanlar olduğu gibi.
Esen rüzgarlar var, kavuran güneşin eşliğinde.
Masallar var - ya da varla yok arası gidip gelen hayatlar, hayaletler var.
Varlar.
Yoklar.
Varolan yokolomaz.
Yokolan da varolamaz.

Çözülmeyen problemler var, çözülemeyen.
Çünkü bunlar problem değil, gerçekler.
Gerçek çözülemez, ya da herkes kendine bir çözüm yaratır;
Bireysel çözümler.....
Bireysel doğrular ve yanlışlar...
Üç nokta yoktur bence, dört nokta olmalıdır..
Noktalar birbiri ardına giderken, aslında çalarlar.
Noktalar düşündürürken, çalarlar hayatlarımızdan.
Kim olduğumuzu bildiğimizi sanırkan o noktalar bize yanıldığımızı göstermeye çalışırlar,
Yanılmasak bile.

"Yanılsama", belki de bu saçma sapan  yerde hayatın anlamını en güzel açıklayan kelimedir,
Yegane!

Noktalarla bezenmiş masallarız.
Daha da öteye geçemeyiz,
Belki yağmurun altında dansedip kendimizi avuturuz sadece.
Ama bu kadarız.
Varolduğumuzu zanneden hiçlikleriz, yokuz.
Birer noktayız... 
Uçuşan ya da sabit, farketmez.
YOK'uz.










0 yorum: