20091026

Normal


Sen böyle döndükçe Dünya! Bir gün sağır, birgün dilsiz, ertesi gün ise kör olmak istiyorum. 
Yanlışlıkla yaşlanırken, oyuncakların özgürlük olduğu bir zaman diliminde sıkışıp kalmayı diliyorum.
Sessizliğin güzelliğinin farkına varıp, ne zaman vazgeçeceğiz bağırmaktan?!
Saatlerin geriye ve ileriye alınmadığı, 20 yaş dişleri olmayan bir gezegende doğmuş olmayı hayal ediyorum.
Yavrusuna uçmayı öğreten anne kuş kadar saf kalabileceğim, siyahın mutlulukla bağdaştığı bir hayat istiyorum.
Uykuya düşman eden dikenli sözlerin varolmadığı bir diyar, belki bir şelalenin altında,
Sarhoş eden parmakların notalara usulca basarmışcasına , frambuaz lekeli bir bluz misali izlerle dolu bir bedene dokunuşunu hayal ediyorum.
Hareketsiz kalarak taklalar atabilir miyim acaba diye merak ediyorum.
Sağlık dolu uzun bir ömür değil, mutluluk dolu kısa bir süre olsun istiyorum önümde.
Ne zaman çiçekleri sulamayı unutmaktan, onları ölüme terketmekten vazgeçeceğimi bilmek istiyorum zaman zaman, anlamsız bir istek olsa da.
Birgün, çocuklarım olur mu diye soruyorum kendime sessizce, hala bir çocuk olduğumu unutup, ya da büyümeyi geciktirmeye çalışıp kendine yalan söyleyen bir varlık.
Uyumsuzluğun hüküm sürdüğü düşen düşlerde uyumlu ya da umarsız olabilir miyim, merak ediyorum.
Zehirli otlarla bezeli bir ormanda, çırılçıplak yürüyüp de ayakta kalabilir miyim diye soruyorum kendime...
Kendi mezarım başımda oturup ağlayabilir miyim? Ya da kendi küllerimi savurabilir miyim huzur dolduğum tepelerin üstünden?
Yanılmadan doğruyu bulabilecek miyim?
Cevapsız sorularım, boş hayallerim, anlamsız isteklerim var.
Merak ediyorum,
Acaba birgün normale dönebilecek miyim...










0 yorum: